Herkes usta

Beşinci sınıf ülkelerde herkes her şeyden anlar. Eğitim almak, kurs görmek gibi şartlar yoktur. “Direnci” bile bilmeyen insanlar telefon, TV, bilgisayar tamir servisi işletebiliyor. Sigortanın ne işe yaradığını bilmeyen “ucuzluk pazarı” olarak nitelenen dükkanlarda kablo, priz, sigorta, duy vb. satışı yapılabiliyor.

Herkes usta

Denetim yok. Sorgulayan yok. Bu nasıl oluyor diyen yok. Atmayan sigorta, akımı kesmeyen kaçak akım koruma rölesi, iki günde bozulan fare her yerde satılıyor. Ara kablo olarak tanımlanan grup prizli seyyar kablolar bakkallardan bile alınabiliyor. En az 1,5 milimetrekare olması gereken kablolar 0,5 milimetrekare bile değil.

Her meslek erbabı sadece uzmanı olduğu ürünü satabilmeli ya da onarabilmeli. Tabelasında teknik servis, tamirci yazan her yere hemen dalmayın. Belgesi, diploması olmayan kişilere cihazlarınızı vermeyin.

Birkaç sene önce telefonumun ekranı kırıldı. Ciddi sandığım bir servise gittim. İşi yapacak kişinin ağaç işleri mezunu olduğunu fark edince hemen kaçtım.

Aracımın farının biri yanmıyordu. Bir oto elektrik dükkanına gittim. Kalfa olduğunu sandığım kişi farın kablolarını söktü. Diliyle test yaptı. “Ne yapıyorsun?” dedim. “Elektrik geliyor mu diye baktım” dedi. Hemen oradan kaçtım.

Bu ülke asla düzelmiyor. 21. yüzyıldayız ama hala bilimden, teknikten, kuraldan, önlemden o kadar uzağız ki.

Tamirci olarak sandığınız bir kişi “Beyin yanmış, kart uçmuş, arıza büyük, cihazın yenisini alın” vb. gibi sözler ediyorsa işten anlamıyor demektir.

Sonuç TSE, CE, ISO belgesi olmayan ürünleri satın almayın. Bilgisi, belgesi, sertifikası, diploması olmayan işyerlerine tamir için gitmeyin. Başınıza daha büyük işler açarsınız.

Ali Özdemir
(Eğitimci/Yazar)

Bir cevap yazın