Devrek Resmi Tarihimiz

1890 tarihli Kastamonu salnamesi “Hamidiye (Devrek) Kazası Muhallat ve Kurası” başlıklı belge Devrek’te; cami-i cedit, cami-i atik ve “Ermeni mahallesiyle beraber” 3 mahalle olduğunu ve 42 hanelik Ermeni mahallesinde 392 “Ermeni” cemaatın yaşadığını belirmektedir.

Devrek Resmi Tarihimiz

1892 tarihli Kastamonu salnamesi, …sahife no: 470/474.”Hamidiye kazasına dair malumatta” 63 hanede 354 gayri müslüm’in yaşadığı belirmektedir. (7)

1892 yılında orman bölge baş müfettişi; Karabet Keresteciyan

1892 yılı kayıtlarına göre Devrek’te devlet memuru olarak görev yapan Osmanlı Tebaası Devrek’li Ermeni ve Rum ahaliden bazıları:(9)

Devrekli Ermeni ve Rum ahaliden bazıları

  • İdare meclisi azası: Garabet Ağa
  • Nüfus memuru :Mihran Efendi
  • Ziraat bankasında aza: Arakil Ağa
  • Reji memuru :Hıristaki Efendi
  • İdare meclisinde aza: Agop Ağa
  • Bidayet mahkemesinde aza: Ohan Ağa
  • İdare meclisinde aza :Artin Ağa
  • Bidayet mahkemesinde aza :Yorgi Efendi

1916 yılına ait Zonguldak Tic. San. Odasındaki kayıtlara göre Devrek’te Osmanlı tebaası Hıristiyan ahali içinde meslek erbabı olanlardan bazılarının adları ve icra ettikleri meslekler (liste aynen yazıldığı gibidir)

Terzi: Devrekli Minasoğlu Nişan,Devrekli Mikrazoğlu Gazeros, Devrekli Bedrosoğlu Ohannis.

Marangoz: Nikoli usta mahdumları Anastas ve Andon.( 24.04.1992 yılında Devrek’te 9 baston ustası ile yapılan röportajda baston ustası Münteka çelebi “… yüzyıl önceden kalan belgede Ermenilerinde bu işi yaptığı biliniyor. Bunlar içinden Andon usta gümüş işi ile sanatını Bastonlara motif olarak taşıyordu …” diye belirtiyor.

Berber: Devrekli Tatyosoğulları’ndan Tekfur.

Meyhaneci: Devrekli Manukoğlu Artin.

Seyyar satıcı: Devrekli Bogosoğlu Oskan.

Kahveci: Devrekli Markaroğlu Apostol.

Saatçi: Devrekli Keşişoğulları’ndanAgopoğlu Bedros. (10)

Bölgedeki bir çok Hıristiyan- Ermeni tebaa’dan bazıları sonradan Müslüman olmuşlardır. Örnek vermek gerekirse yukarıda “Keşişoğulları’ndan” diye adı geçenlerin kan bağlarından “Keşişoğlu Malgun” Müslüman olduktan sonra adını “İhsaniyeoğlu Ahmet Seri” olarak değiştirmiştir. (11)

1887 yılında, Bartın’a bağlı olan Çaycuma ile yine o zamana kadar Ereğli’ye bağlı olan Devrek (O zamanki Devrek şimdiki Devrek’ten biraz daha yukarıda bir yerleşim yeri. Eski kayıtların bir çoğunda “Nefs-i Yılanca” olarak geçiyor. “Nesf” Osmanlıca’da “merkezi yerleşim yeri” olarak belirtildiğine göre muhtemelen 1500’lü yıllarda asıl yerleşim yeri burasıydı. Şu andaki Devrek’te ise ekseriyetle Hıristiyan ahali ile ticaret erbabı Müslüman ağalar- beyler ve Askeri erkan ikamet ediyordu.) birleşti ve Sultan Hamit’ in adına jest olarak “Hamidiye” kazası oldu (12) ve Ereğli’den ayrılıp doğrudan Bolu’ya bağlandı. Yine aynı tarihli belgenin devamında o tarihlerde Devrek’te baston yapımcılığının bir meslek olduğu ve bu bastonların Devrek dışına satıldığı belirtilmektedir.

Devrek’in Saray ile olan ilişkileri:

Eldeki bilgi ve belgelere göre Devrek ağa ve beylerinin saray ile olan ilk yakınlaşmaları, 1794-1798 yılları arasında Safranbolulu İzzet Mehmet Paşa ile başlamış. İzzet Mehmet Paşa; 1794-98 yılları arasında 4 yıl Sadrazamlık, İran da elçilik, Mısır ve Anadolu Beylerbeyliğinde bulunmuştur. Sonradan Napolyon’un Mısır’ı işgali sırasında” gerekli önlemleri almadığı” gerekçesiyle 3. Selim tarafından azledilerek Sakız adasına sürülen Paşa’nın; Devrek, Safranbolu ve Zonguldak’ta üzerine kayıtlı bir çok mülk ve arazisi olduğu vakıf kayıtlarında yer almaktadır. (13)

Sultan Hamid’in Yıldız sarayındaki baş aşçısı Devrek’in Yeşilöz/Manzut köyünden Tahsin usta dır. Saraydaki bir diğer Devrekli de; Abdülhamid’in kızlarının mürebbiyesi olan, Devrek Belediye Başkanı Hacı Ahmet Ağanın kızı Hacı Nazife Hanımdır. Nazife hanımın eşi de sarayda görev almıştır. (14)

Devrek’te Eğitim:

Kara Hoca” lakaplı ve Halep’te 12 yıl medrese eğitimi gören, Devrek’te 1882-83 döneminde müderrislik yapan Hacı Abdürahim Efendinin ailesi Devrek bölgesine Irak’tan göç etmiştir. (15)

1890 yılındaki kayıtlarda Devrek’te; biri kız okulu olmak üzere 3 ilkokul, 2 Ermeni mektebi vardır. Bunlardan hariç olarak Devrek’in Pınar önü, Başlarkadı, Gerze, Eveyikli, Eğerci, Dirgine, Adatepe köylerinde ilkokullar vardı. Dirgine okulunda ise okuma yazma öğretmenin yanında öğrencilere arıcılık, demircilik, marangozluk eğitimleri veriliyordu.

Devrek rüştiyesinden verilmiş bir diploma örneği:

“Rüştiye (Orta okul) Şehadetnamesi” (diploması)

DEVREK

Adı : Uçmazzade Saffet Bey
Tarih:14 Eylül 1910
Yaşı : 16

Aldığı Dersler

  • Tevcitli kuran-ı kerim
  • Din bilimleri
  • Ahlak bilimi
  • Osmanlıca grameri
  • Yazı
  • Okuma
  • Arapça
  • Farsça
  • Ziraat bilgileri
  • Geometri
  • Coğrafya
  • Tarih
  • Sağlık bilgisi
  • Resim
  • Güzel yazı yazma (ek belge; Rüştiye diploması)

Yine aynı yıllardaki kayıtlara göre Devrek’te 2 tekke (tekke ve zaviyelerin kapatılmasını içeren kanun çıkmadan önce burası, ilmi-dini sohbetlerin yapıldığı bir yerdi. Ulusal Kurtuluş Savaşı yıllarında bu tekkelerde şeyh ve Devrek müftüsü, sonradan ilk meclise  Zonguldak’ı temsil en Bolu’dan milletvekili seçilen, Müdafaa-i Hukuk Cemiyetinin bölgedeki ilk kurucularından Abdullah Sabri Efendi Emperyalist güçlere karşı halkı örgütleme toplantıları yapmıştır.), 1 Rüştiye mektebi, 2 Medrese var.  Medreselerde genellikle yoksul köylü çocukları okuyordu. Buralarda; Kadılık, Naiblik, Müderrislik, İmamlık vb. vazifeler edinerek devlette görev alıyorlardı. (17)

Özetle bakacak olursak Devrek’in “Hamidiye” ilçe oluşu ve ondan sonraki tarihler Osmanlı’nın Balkanlarda devamlı ülke kaybı olduğu yıllara rast gelmektedir.

KAYNAK: Ömür Çelikdönmez/Devrek Tarihi Adlı Eserinden

Bir cevap yazın