Bir Ülke Nasıl Köleleştirilir?

8,5 milyar kadar insanın yaşadığı dünyada 215 ülke vardır. Çok küçük devletleri listeden çıkardığımızda 192 ülke olduğunu görürüz.

Gezegende ABD’nin nüfusu 340 milyon olup toplam nüfusun yüzde 4’üne tekabül eder. Lakin ABD’nin dünya ekonomi pastasından çaldığı (gasp ettiği, sömürdüğü) pay yüzde 24’tür. Yani olması gerekenin 6 katıdır.

Bir Ülke Nasıl Köleleştirilir?

160 ülkede askeri üssü, tesisi, ayak izi, ticari faaliyeti olan soyguncu ABD; hırsızlığı sürdürebilmek için

  • Bilimi
  • Teknolojiyi
  • Ticareti
  • Medyayı
  • Siyaseti
  • Düşünce kuruluşlarını
  • STK’ları
  • Dini yapıları
  • Eğitimi
  • Modayı
  • Sinemayı
  • Gerilla faaliyetlerini
  • İstihbaratı kullanır.

İngiltere, Almanya, Fransa, Belçika, Avusturya, Japonya, İsveç, Güney Kore, İsviçre, İtalya, Yunanistan, Polonya, Hollanda, Gürcistan, Romanya vb. gibi ülkeler ABD’nin sözünden, ideolojisinden, kuyrukçuluğundan, vurguncu ekonomik sisteminden asla çıkamazlar.

ABD’nin çıkarlarına ters hareket etmeye kalkışan devletler kredi kartı, bankacılık, finans, borsa, patent, akademi, burs, askeri kol, silah (CAATSA) ile ilgili yapılardan dışlanarak (atılarak) bitik duruma düşürülür.

Yasal yaptırımlarla, mahkemelerle boğuşmamak için yazıyı tam açık yazamıyorum. Dünyanın merkezi konumunda bulunan irice bir ülkede de ABD’nin bütün planları 1940’lı yıllardan beri gizli-açık uygulanmaktadır.

ABD’nin ele geçirdiği ülkelerde kullandığı maşalar:

-Irkçı, kafatasçı, faşist, aşırı milliyetçi, sahte vatansever yapıları beslemek.

-Dinci, yobaz, tarikatçi, mezhepçi, cemaatçi, nifak sokucu, bi’datçi, uydurmacı, Judaize dinci yapıları serpiltmek.

-FETÖ, Vahhabi, Kesnizani, Opus Dei, Moon vb. gibi yapıları koynunda besleyip saldırtmak.

-Eğitimi, akademiyi, üniversiteyi, AR-GE’yi, kültürü mongollaştırmak.

-Zeki, yetenekli, buluşçu fertleri yüksek maaşlar ödeyerek transfer etmek.

-Rotary, Lions, Lioness, Inner Wheel türü yapıları desteklemek.

-Medyada doğruların dile getirilmesini engellemek.

-Buluş, icat, patent, yerli yazılım, yerli üretim diyenleri öldürmek, öldürtmek.

-Sömürücü kapitalizme karşı olan milli yapıları 20-30 parçaya bölmek.

-Devlet aygıtının iş bilmez, liyakatsiz, partili, tarikat bağlısı vasat tiplerle dolmasını sağlamak.

-Ülkeyi yönetenleri rüşvete, yolsuzluğa, hırsızlığa alıştırmak; bunları kayıt edip şantaj yapmak.

-Sahte web siteleri, gazeteler, TV’ler, dergiler, bültenler, videolar, mail grupları, twit’ler kullanarak insanları yanıltmak.

1945 yılından bu yana ABD kuklalarının, kontrgerilla/Gladyo tetikçilerinin yalanlarına maruz kalan halk artık düşünemez, plan yapamaz, geleceği göremez, eğitilemez hale dönüşmüştür.

Devasa toplum 1 yıl boyunca çalışır, çalışır 100 TL kazanır. Bu paranın 90 TL’si siyasal, dinsel, kültürel, mafyatik yöntemlerle elinden alınır.

Nüfusun yüzde 90’ı 10 TL ile yaşamaya çalışırken yüzde 10’luk kitle ABD/CIA kuklası olarak; lüks, şatafat, görgüsüzlük, aymazlık ve vurgun yapısının devam etmesini ister.

Halkın kazandığı / ürettiği 100 TL’nin 90 TL’si yüzde 10 azınlık ve ABD/CIA arasında pay edilir. Yani 90 TL’nin yüzde 60-70’ini emperyalist, sömürücü yapılar alır.

Bir ülkenin eğitimi, sağlığı, tarımı, siyaseti, madenleri, limanları, fabrikaları hırsız yapıların eline geçmişse orada doğru düşünceleri dile getirenler “vatan haini, satılmış, köpek, bölücü, terörist, komünist, halk düşmanı, din düşmanı, kafir, nifak sokucu, yıkıcı, mürtet” olarak damgalanır.

21. yüzyılda bu tür ülke sayısı 100’den fazladır. Yani 7 milyar insan gece gündüz çalışıp üretir, 1-1,5 milyar insan israf/şatafat/lüks içinde yaşamaktadır.

Ali Özdemir
(Eğitimci/Yazar)

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir